TÜRKİYE SEÇİMİNİ YAPTI ! EMPERYALİSTLER KAZANDI !
-merak edenlere-
Evet. 29 Mart tarihi itibarı ile Türkiye seçimini yapmıştır. Ve sonuç beklenilen gibi olmuştur. Kazanan emperyalistler olmuş, demokrasi tekrar kaybetmiştir. Şimdi bu yazıyı, başlığı okuyup gerisini okumadan geçenler olacaktır. Burada yazılanlar bazılarının gözüne, bazılarının da bir başka tarafına batacağı için muhtemelen okumadan geçecekler ve yanıt verme gereği duymayacaklardır. Ancak bu yazı; hala gerçekleri göremeyen kişileri, kime oy verdikleri hakkında aydınlatmak, zararın neresinden dönülürse kâr olduğu düşüncesi ile “oy kullanmaktan da önemli bir yurttaşlık görevini” yerine getirebilmek amacıyla hazırlanmıştır. Hükümet partisine oy vermeyenlere sözümüz yoktur. Onlar zaten bir şeylerin farkındadırlar. Bu yazıyı okuma zahmetinde bulunanlar, hiç şüphesiz bizi AKP düşmanı; CHP’li, MHP’li vs. hatta DTP’li(?) olarak göreceklerdir. Lakin bizim hiçbir siyasi parti ile yakından uzaktan ilişkimiz olmamakla birlikte, sadece Türkiye Cumhuriyeti taraftarıyız. Cumhuriyetimize kastedenler de elbette ki karşılarında Türk Gençlerini bulacaklardır.
Göremeyenler ve görmek istemeyenler için Türkiye kime oy vermiş bir kez daha bakalım:
· 12 Aralık 1997 tarihinde Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden; “halkı ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçundan hapis yatmış sabıkalı bir Tayyip’e oy vermiştir.
· 14 Ocak 2000 tarihinde Avustralya’nın SBS radyosuna verdiği röportajda şehitler için “kelle”, öcalan için “sayın” diyen Tayyip’e oy vermiştir.
· 2003 yılının Mayıs ayında Müslüman(!) bir başbakan; Müslüman bir ülkenin topraklarını işgal eden amerikalı askerler için: “ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerinin, en az zayiatla, ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız.” demiş, halkı da bu Tayyip’e oy vermiştir.
· 4 Temmuz 2003 tarihinde Irak Savaşının sürdüğü bir sırada emperyalist amerika tarafından 11 Türk Askerinin başına çuval geçirilmiş, Türk halkı bu olaya tepki göstererek amerikaya Nota verin diye haykırmış, fakat Tayyip “bu müzik notası değil !” diyerek olayı kapatmıştır. Türk halkı da seçimlerde bu Tayyip’e oy vermiştir. “Ve bu şekilde resmi olarak kendi başına çuval geçirilmesine razı olmuştur.”
· amerikanın Ortadoğu üzerinde planladığı sömürgeleştirme planı olan ve ortadoğudaki; Türkiye dâhil birçok ülkenin parçalanmasını öngören (ve hatta haritası bile yayınlanan !) BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) Eş Başkanı olduğunu her fırsatta ve ortamda söyleyen Tayyip’e oy vermiştir.
· 2006 yılının Eylül ayında Balıkesir’de bir konuşma yapan Tayyip; vatandaşın birinin “şehit cenazesi görmek istemiyoruz.” demesi üzerine “Askerlik herhalde yan gelip yatma yeri değil !” diyerek tepki göstermiş ve halkı da bu Tayyip’e oy vermiştir.
· 21 Ekim 2007 tarihinde teröristler Dağlıca taburumuza saldırmış, sözde 8 askerimiz esir alınmış, fakat hükümetin etkisiz ve tepkisiz kalışı ile özelde PKK’nın, genelde emperyalistler ve işbirlikçilerinin, Türk Askerinin Türk halkının gözündeki itibarını zedeleme oyunu başarıya ulaşmıştır. Ve Türk halkı da bu Tayyip’e oy vermiştir.
· İlk defa bir Müslüman(!) (Tayyip), Yahudi düşünce kuruluşundan “Üstün Cesaret Ödülü” almış ve halk da o Tayyip’e oy vermiştir. (NOT: Bilmeyenler, biraz araştırırlarsa yahudi düşünce kuruluşunun bu zamana kadar kimlere ve neden ödül verdiğini anlayacaklardır.)
· Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14 Mart 2008 tarihinde “Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline gelmek” iddiası ile AKP’ye açtığı kapatma davasında AKP kapatılmamış, fakat hazine yardımından 1/2 oranında mahrum bırakılmasına karar verilmiştir. Fakat burada üzerinde durulması gereken; Anayasa Mahkemesinin üyelerinin oy çokluğu ile AKP’nin “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğunu kabul ettiği, fakat yeni yasalarla kapatma yerine hazine yardımından mahrum bırakılma usulü getirildiği için kapatılmadığı gerçeğidir. Yani AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesince tescillenmiştir. Ve halk da bu Tayyip’e oy vermiştir.
…………………
Bunlar sadece en çok bilinen, en çok göze batan, en çok dikkat çeken ayrıntılardır. Bunlar gibi bir sürü örnek vermek mümkündür Tayyip için. Burada yazılanların yanlış olduğunu düşünenler araştırabilirler.
Sadece Tayyip mi bütün bunları yapan? Elbette değil. AKP hükümeti toptan emperyalistlerin hizmetindedir. Bunu ben mi söylüyorum? O halde okumaya devam edin.
· Ülkenin can damarlarını satanlar, ucuz fiyata yabancılara peşkeş çekenler, ülkeyi ekonomik olarak dışa tam bağımlı hale getirmek isteyenler doymuyorlar. Maliye Bakanı Unakıtan Tekel özelleştirmesi(!) için “Satarız, babalar gibi satarız.” diyor. Bakalım başka neler diyor. (Bilenler bilir zaten. Bizim sözümüz; görmek istemeyenler ile göremeyenlere…)
· Şeker fabrikalarının satışı için, “kâr edeni de zarar edeni de satacağız.”
· TÜPRAŞ’ın satışı için, “Parayı veren düdüğü çalar. TÜPRAŞ’ı Ruslara satar mısın diyorlar. Satarım arkadaş!”
· PETKİM’in satışı için, “Ülkenin işgal altına girdiğini söylüyorlar. Gelsinler işgal etsinler!”
· Sümerbank’ın satışı için, “Sümerbank tarihten siliniyor. Elinde bir şey kalmadığı için ismini de kaldırıyoruz.”
· Daha gözü doymamış olacak ki, limanlar için, “Ne banka bırakacağız, ne fabrika, ne de işletme. Liman da bırakmayacağız. Hepsini satacağız.”
· Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekom’un satışı için “20 bin dolar veren kızımızı görür.”
· 29 Haziran 2007 tarihinde Maliye Bakanı Unakıtan TÜMSİAD toplantısında yaptığı konuşmasında “3 kuruşluk Kıbrıs” tanımlamasını yapmaktan çekinmemiştir.
En büyük densizliği de ülkenin en başındaki kişi, yani Gül yapmıştır. 23 Mart 2009’da Gül, 33 yıl aradan sonra ilk kez Irak’a resmi bir ziyaret yapmış ve giderken gazetecilerle yaptığı sohbette ilk defa “Kürdistan Bölge Hükümeti” diyerek Kürdistan’ı resmen tanıdığını tüm dünyaya ilan etme cesaretini göstermiştir. Kürdistan’ı Irak yönetiminden ayrı bir yönetim olarak tanıyarak; yıllardır Türkiye’nin güneydoğusunda bir Kürdistan devleti kurulmasını engellemek gibi bir dış siyaseti olan ve bu uğurda canlarını feda eden nice şehitlerimizin kanı da diğer bütün şehitlerimiz gibi yerde kalmıştır.
Ergenekon diye haksız ve hukuksuz bir isimle başlatılan ve tamamen hukuka aykırı şekilde sürdürülen bir soruşturma ile Atatürkçü aydınlara ve TSK’ne adeta savaş açılmış, Kürtçe TV yayını başlatılarak etnik kimlikler vurgulanmıştır. “Ne Mutlu Türküm Diyene” demeyi yanlış görenler Türk kimliğini yok etmeye çalışmışlardır.
İşte benim sevgili, okşanarak uyutulan halkım; bu ülkeyi emperyalistlerin sömürgesi haline getirmek için var güçleri ile kadrolaşıp, çalışan, Kemalist Türkiye’yi yıkıp, şeriatı getirmeye çalışanlara, oyunu bir güzel vermiştir. İşte biz bu yüzden emperyalistler kazandı diyoruz, bu yüzden şeriat geliyor diyoruz.
Hala burada yazılanların yazarının görüşleri olduğunu, yanlış yorumlandığını ya da yalan olduğunu düşünenler var ise araştırıp, okumalarını tavsiye ediyorum. Fakat yandaş medyada (-ki AKP yandaşı değil, emperyalist yandaşı…) ararsanız bunların birçoğunu bulamazsınız. Özellikle internette gerçekten bağımsız adresler bulmak mümkündür. Yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermemek için bu değerli adresleri şimdilik kendime saklamak istiyorum. Bilenler zaten biliyor…
Bize inanmayanlar bunları da okuyabilir. Bunun gibi örnekler de çoktur:
Sabahattin ÖNKİBAR’ın Yeniçağ’da yazdığı 27 Şubat 2009 tarihli yazısı:
AKP yüzde 40’ı aşarsa bunlar olacak?
Mustafa MUTLU’nun Gazete Vatan’da yazdığı 18 Ocak 2009 tarihli yazısı:
Sıradan bir vatandaş olarak hakkımı helal etmediklerim!
Son olarak seçimler vatana millete hayırlı olsun demiyorum, çünkü hayırlı olmamış, bu sonuçlar emperyalistler ve işbirlikçilerine yaramıştır sadece.
Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır
Yazan:şeriat her daim yaşayacaktır.!! | Tarih: 2009-04-15 13:52:11Konu: çok asılsız iddaalar.!!
ayıp ayıp.!!! ak partinin bu ülke için hayırlı işlere vesile oldugunu kanıtlayan %100 lük RESMİ BELGELER var.!!! kendi kafanıza bir şeyler uyudurup da yazılar yazmayınız..!!! ŞERİAT(KUR'AN-I KERİM KANUNLARI ) HER DAİM BAKİ KALACAKTIR..!!

